Tatilden döndükten hemen sonra öyle bir an vardır ki: valiz hâlâ koridorda durur, çamaşır makinesi son hızda çalışır — ve kafanızda yılın geri kalanının tamamından daha fazla seyahat fikri uçuşur. Yeni yerler gördük, insanlarla tanıştık, daha önce sadece okuduğumuz şeyleri denedik ve birden her şey mümkün görünmeye başladı. En cesur planlar tam da o anda doğar. Geriye tek bir soru kalır: onlarla ne yapmalı?
Kafa fikirlerle dolu, valiz hâlâ açılmamış
Tatilden dönüş, bir gezgin için yılın en yaratıcı anıdır — ne kadar çelişkili görünse de. Duygular taze, anılar canlı, dünyaya duyulan iştah her zamankinden büyüktür. «Seneye buraya daha uzun süreliğine geliyoruz», «bir dahaki sefere daha güneye gidiyoruz», «arkadaşlarımızı buraya getirmeliyiz» — tanıdık geldi mi? Bu düşüncelerin muazzam bir enerjisi vardır ama bir de kusuru: tam da bir sonraki tatilin en uzak olduğu anda ortaya çıkarlar.
Rezervasyon için çok mu erken?
Sağduyu, ağustos ya da eylülün gelecek yaz için herhangi bir şey rezerve etme zamanı olmadığını söyler. İşyerindeki izin takvimleri henüz yoktur, bilet fiyatları daha yeni oturmaktadır, ailenin ve arkadaşların planları ise büyük bir bilinmezdir. Şimdi ayrıntılara girişmek, sofradan kalkar kalkmaz akşam yemeği pişirmeye benzer: teoride mümkün ama neden?
Öte yandan beklemenin de bir bedeli vardır. Her şeyi «sonraya» erteleyen kişi, şubat ayında çoğu zaman nereye gitmek istediğini ve onu bu kadar büyüleyenin ne olduğunu artık hatırlamadığını fark eder.
Fikirlerin olgunlaşmasına izin verin
Bir de üçüncü yol vardır ve en akıllıcası da bu gibi görünür: fikirlerin biraz dinlenmesine izin vermek. İyi planlar, iyi şarap gibi, zamana ihtiyaç duyar. Tatil coşkularının bir kısmı geçici bir heves çıkacak, bir kısmı ise birkaç ay sonra bile aynı heyecanı verecektir. Gerçekleşmeyi hak edenler de işte bu ikincilerdir. Yarı şaka söyleyelim: bırakın fikirleriniz resmiyet kazansın. Kışı atlatabiliyorlarsa gerçektirler.
Uçup gitmeden not edin
Tek bir tuzak vardır: hafıza. Yazmadığımız fikirler, sıcak bir günde havuzdan buharlaşan sudan daha hızlı uçup gider. Psikologlar buna unutma eğrisi der: bir ay sonra tatil aydınlanmalarından yalnızca bir taslak kalır, altı ay sonra ise çoğu zaman belli belirsiz bir «bir yerlere gitmek istiyorduk». Bu yüzden tüm planları — makul olanları da, tamamen çılgın olanları da — dürüstçe yazmanın tek zamanı şimdidir, hâlâ tazeyken.
Kendinize bir mektup — e-wehikul iş başında
İşte e-wehikul tam burada devreye girer. Kendinize bir mektup yazın: tatilden getirdiğiniz bütün fikirleri, sansürsüz ve yargılamadan sıralayın. Sonra gönderim tarihini gerçek planlamanın başlayacağı ana ayarlayın:
- ocak — izin dilekçesini vermek ve ilk bilet fırsatlarını yakalamak gerektiğinde,
- şubat ya da mart — arkadaşları ikna etme ve konaklama rezervasyonu zamanı geldiğinde,
- yolculuktan birkaç hafta önce — alışveriş ve bavul listesi için,
- ya da geçmişteki «ben»inizin size hayallerinizi hatırlatmasını istediğiniz herhangi bir günde.
Mektubunuz tam da fikirlerin olgunlaştığı ve sizin onları rezervasyonlara, izin planlarına ve ortak maceralara dönüştürmeye hazır olduğunuz anda gelecek. Geçmiş, geleceğe fısıldayacak — ve siz yolda hiçbir şey kaybetmeyeceksiniz.
Valiz hâlâ açılmamış mı? Harika. Kendinize bir mektup yazmak için en iyi an tam da bu.